Kiminle evleniceğimize, nerde; ne zaman ölüceğimize, bağırsak faaliyetlerimizin sıklığına değin bir dolu test ile hayatımıza artık doğrudan nüfuz etmiş olan çok sevgili feysbuk platformu üyeleri...
Her sabah uyanıp, yüzümüzü yıkayıp, sabah mendeburlurluğumuzu üzerimizden atıp bir fincan kahve içtikten hemen sonra, hepimiz aynı cümleyi kuruyoruz; kabul edelim..
"Ya abi kapatıcam ben feysbuku, çok saçma ya.. Millete kepaze oluyoruz valla.. Hayır o da değil, ananem falan giriyo akşamdan kalma fotoğrafları tag'liyolar, üzülüyo kadın..."
Demiyo muyuz?
Diyoruz.
Bal gibi diyoruz.
Sonrasında, bu düşüncemizi bir başkasıyla paylaşmış olmamızın da etkisiyle, kendisini kapatıyoruz. Ancak kapatırken gözümüz hemen "hesabı dondur" ibaresine takılıyor ve şöyle bir duruyoruz. İçimize soğuk sular serpilmişçesine, her zaman dönebiliceğimiz bir sevgiliyi terk eder gibi hissediyoruz. Akşam arkadaşlarımızla onu umursamadan birkaç bira içip eve döndükten sonra, DIRIDIDIIIIIIIIIIIIIIIIIIT
.....Ve dijital vitrinimizi, msn'de ekli olmayan ve telefonunu kaydetmeyi unuttuğumuz bir arkadaşımızla iletişime geçme bahanesi altında AKTİVE EDİYORUZ.
Etmiyo muyuz?
Ediyoruz.
Seviyoruz, hatta bayılıyoruz. Çünkü biz, sevgili taylır dördının da dediği gibi, ne büyük buhranı gördük, ne de büyük savaşları... Bizim buhranımız kendimizle.
Derdimiz mi ne?
Ben de onu soruyorum.
Kayıpla başlanmış bir Mart gününde, kullanılmayan bir sınıfta ödev yapacağıma aklımdan geçen "DONDUR HESABINI EDA!" düşünce baloncuğumla mücadele ederken bunu soruyorum.
... ve hayatımın filminin konusunu şu an itibariyle bulmuş bulunuyorum.
Hesabımı dondurmuyorum. Her gün "kim ne halt etmiş" bölümünden hayatlarını ve doğum günlerini takip ettiğim arkadaşlarıma bu yoksunluğu yaşatmak istemiyorum.
Hatta abartıp, 3 gündür gözümün kaydığı ve mausu titrek titrek üstünde 5 saniye kadar tuttuğum "kimle evleniceksiniz" testini çözmeyi düşünüyorum.
Cevabın "maykıl ceksın" çıkmasından korkarak hem de...
Öperim feysbukunuzdan.
Selametle efendim, selametle....
0 yorum yazılmıştır